Marka yaratma...

danisman

Consultant
Kayıt
27 Nisan 2009
Mesaj
1.546
Tepki
30
Tekstil Grafik Kursu
Kapınızdan içeriye bir müşteri girdiğinde ve size “biz marka” olmak istiyoruz dediğinde, neler yapardınız? Nasıl bir çalışma yapardınız? Nasıl bir konsept hazırlardınız? Nasıl bir sunumla tekrar karşısına çıkardınız? Nasıl bir düşünce trafiği yaşatırdınız ekibinize ve kendinize?

Hayatımızın tümü ve yaşamımızın her safhasında, çeşitli ürünler yer almakta ve bizimle birlikte yaşamaktadırlar. Yaşamaktadırlar diyorum, çünkü o ürünlere verilen isimler, sloganlar, kelimeler, cümleler “Markaların” doğumunu gerçekleştirir ve markalar bizimle birlikte hayatı paylaşırlar.

Markalar sahip oldukları isimlerle, insanların gözünde değer kazanırlar ve bu değerler o markanın kalitesi ile bütünleşerek büyür. Bu isimler bazen çok sıradan olabilir, onların o isimlerin özel olmasını sağlayan markanın tüketicisine sunduğu kalite, alternatifler ve avantajlardır.

Bir marka yaratmak amacıyla yola çıktığınız zaman ilk önce yapmanız gereken kulağa hoş gelen bir isim bulmaktır. İsmi bulduktan ve bu konuda karar verdikten sonra yapılması gereken “marka ile bütünleşecek ve tamamlayıcı unsur olarak” ön plana çıkacak olan “logo” çalışmasıdır.

Nasıl ki, her insanın bir giyim ve yaşam tarzı varsa, markaların da kıyafetleri, sahip oldukları logoları ve renkleridir. Böylece tüketici bu isimlerin ve markaların içerisinde barınmakta olan değerlerin ne olduğuna karar verecek ve hafızasında tutacaktır.

Dikkat ederseniz bir marka yaratırken en önemli konulardan birisi, tüketici hafızasında yer edinmektir. Logo çalışmanız ve sloganınız mutlaka hafızada tutulabilmeli ve unutulmamalıdır.

Bir araştırma şirketi, sokaktaki vatandaşlarla yaptıkları anketlerde, reklam ve reklamlarla ilgili sorular yöneltilmektedir. Bu sorulardan bir tanesi “Marka, nedir” sorusudur. Alınan cevapların %90’ı “bir şeyin ismi” olarak yanıtlanmıştır. Anketin en dikkat çeken tarafı, markanın kendine ait olan gerçek tanımının bilinmediği ve ürettiği ürünün marka olarak bilindiğidir. Buradan da şu sonuca ulaşılabilir, çalışılan reklam ajansları, aslında ulaşılması gereken hedefe tam olarak ulaşamamaktadır.

...sung nedir, diye, sorulan bir soruya alınan yanıtlar çok enteresandır. Tüketicinin, kullandıkları ürünlerle ilgili yanıtlar verdiğine şahit olunmuştur. Kimilerine göre, …sung, televizyon, kimine göre, telefon, kimine göre, klimadır, şu durumda, aslında çoğu tüketicinin sadece isimleri ezberlediği ve kullandığı ürüne göre de, o ismi özdeşleştirdiği gerçeğidir. …mek nedir? Sorusuna verilen yanıtlar yine çok ilginç şekilde yanıtlanmıştır. Kimine göre, salça, kimine göre, reçel olarak yanıtlanmıştır.

Peki, markalar marka olmayı nasıl başarmaktadır? Pahalı olmaları onların marka olmasını sağlayan bir unsur mudur? Ucuzluğu ön plana çıkartan ve bunun yanında kaliteli ürünleri tüketiciye sunan markalar da yok mudur? Firmaların ürettiği tüm ürünler marka olmayı başarabilir mi? Bu sorular bizi “markanın tam olarak ne ve nasıl olması gerektiği” sorusunun yanıtına ulaştırmaz. Marka tüketici için ne anlam ifade ediyorsa, o konuda tanınırlığı ortaya çıkarır o kadar. Şu durumda, marka nasıl ortaya çıkar, nasıl marka olunur ve marka nedir sorumuza yanıtlar aramaya devam ediyoruz.

Yukarıda söylediğim üzere, markamıza bir isim bulmamız gerekmektedir. Peki, bu ismi aramaya nasıl başlamalıyız. Öncelikle ürünümüzün özelliklerini ve içerisinde barındıracağı ürünleri tanımalıyız.

Diyelim ki, gelen müşterimiz PVC üreticisi bir firma ve sektöre yeni girmektedir. PVC dediğimiz zaman aklınıza ilk gelen marka nedir? Ben burada ismi …PEN olarak yazıyorum, sanırım anladınız. Genelde bu tip müşteriler daha önce markalaşmış modelleri size örnek olarak sunacaklardır, bu onların içgüdüsel bir hareketidir, kızmayınız.

PVC üretimine başlayacak olan firmamız için şayet müşteriniz size bir isim ile gelmemişse bu görev ve yönlendirme tamamen size ve ekibinize düşüyor demektir. Genelde bazı isimlerle gelirler ama konu marka olmaksa, siz müşterinizi yönlendirmeye başlayınız, çünkü onun size sunacağı isim ulusal veya daha büyük çapta hizmet verecek bir firmayı temsil etmeye yetmeyebilir.

Nereden yola çıkmayı düşünüyorsunuz? Aklınıza gelen bir isim var mı? Peki, bu konuda da ben size yardımcı olacağım, firmamıza isim olarak TAKPEN’i uygun gördüm ve bu isimden yola çıkarak markamızı oluşturmaya başlıyoruz.

PVC, ahşap tüketimini düşündüğümüzde, doğada yok edilmemesi gereken güzelliklerin önüne geçebilecek bir ürün müdür? Öyledir, PVC’nin de bizler ve tüketiciler için belki daha başka tehlikeleri, zararları vardır ama buradan bir şey yakaladık, gördüğünüz üzere. PVC konusunda ilk not almamız gereken konu bu oluyor, notumuzu alıyoruz. Doğa dostluğu olsun bu notumuz.

Markamızı yaratırken aslında farkında olmadan, markamızla birlikte bir yenilik daha yakalıyoruz, nedir bu? TAKPEN markası ile sektöre sokacağımız yenilik, hazır pencere ve kapılar, yani bayilerde standart şekilde imal edilmiş ve müşterinin sipariş sonrası bekleyeceği zamanın önüne geçecek olan bir proje. Nasıl gidiyoruz, bence iyi gidiyoruz. Burada bir not daha alalım kağıdımıza, hazır sistem pencere ve kapılar markamızın en önemli yanlarından birisi olsun.

TAKPEN sektöre iddialı bir şekilde girmeli, tüketicinin aklına yazmalıyız ama nasıl? O kadar da çok ki PVC imalatçı firmaları, biraz düşünelim şimdi, bir sektörde firmaların ve markaların çokluğu mu iyidir, yoksa azlığı mı? Bir ürün ve marka az olursa yolumuz daha da uzar, çünkü tüketiciye ürünü tanıtmak var, nasıl kullanıldığını anlatmak var, alışkanlıklarından vazgeçirmek var, gördüğünüz gibi bir sürü yapılması gereken var. Oysa sektörde daha önce hizmet veren ve vermekte olan markalar, firmalar bu işin o tarafını, yani işin hamaliye kısmını bir şekilde yapmışlar, şanslıyız. Şansımızı arttırmak ve markamıza kazandırmak için farklı olacak taraflarımız, sadece akılda kalıcılık oluyor şu durumda.

PVC firmaları ağırlıklı olarak logolarında mavi ve kırmızı tonlarına yer vermekteler, biz logomuzda “pembe ve yeşil” kullanalım, ne dersiniz? Bence çok hoş bir tercih olacak, bu arada sanırım sloganı da bulmamız kolaylaştı. Ben şimdiden sloganı buldum bile “Evinizdeki, pembe mutluluk” nasıl? Pembe mutluluğu ifade ederken, yeşil doğa dostu oluşumuzu ifade etsin. Beğendiniz mi? Beğenmediyseniz, siz daha farklı bir slogan ve renk tercihi türetebilirsiniz.

Sıra logomuza geldi, acaba nasıl bir logo tasarlamalıyız ki, akılda kalıcı olalım. Bir düşünelim bakalım mevcut markaların logolarını. Sanırım logo konusunda şöyle bir çalışma içerisine girebiliriz, yeşil şeritler üzerine, pembe ile markamızı düz bir yazı ile yazabiliriz, altına da sloganımız hiç fena gitmeyecektir.

Siz bunları daha farklı düşünebilir ve kafanızda tasarlayabilirsiniz. Bu sizin ve ekibinizin ne kadar yaratıcı olduğu konusuna bağlıdır. Şu durumda bir marka için gerekli başlangıç çalışmalarını birlikte çok detaylı olmasa da yapmış bulunuyoruz. Özetleyecek olursak; sektöre iddialı giriyoruz, en büyük iddiamız “doğa dostu ürün” ne tükettiğini bilen ve bu bilinçle tüketen tüketiciye hitap ediyoruz, ikincisi “hızlı ve kolay montaj” iddiamız var, hazır sistemler tüm bayilerimizde bulunacak, beklemeye zamanı olmayan müşteriler için bir tercih meselesi olacağız. Üçüncüsü “evinizdeki pembe mutluluk” yani sloganımız, insanların hayatlarında ki en önemli yaşam alanı, evleri ve mutluluk birleştirildi. Dördüncüsü ismimiz “TAKPEN” insanların unutmayacağı bir isim türettik, hemen takıp kullanabileceklerini anımsatan bir isim oldu, aynı zamanda otomasyonu da anımsatan bir tarafı oldu sanırım.

Doğa dostu, hızlı ve montajı kolay, TAKPEN “evinizdeki pembe mutluluk”

Nasıl, aslında hiç fena olmadı, daha güzel şeyler ortaya çıkar mı? Elbette ki çıkar, çıkmaması için hiçbir neden yok, bu yazıyı ortalama otuz dakikada yazdığımı düşünürsek, iyi bir üretim olduğu inancındayım.

Burada size, bu marka, slogan ve düşünceler çok güzel iddiasında değilim, size bir marka yaratımında, nasıl ve ne şekilde düşünerek yol almanız konusunda yardımcı olmaya çalıştım.

Umarım faydalanacağınız bir yazı olmuştur, yeniden, yeni konularda buluşmak üzere hoşça kalın…



Ozan Muhammet CANDAN
Grafikerler.org
 
Kayıt
29 Kasım 2008
Mesaj
542
Tepki
7
Sayın danışman yazı cok guzel yazıyı okuduktan sonra kendımı tazeledım. Ve bilmediğim birşeyler öğrendim çok teşekkur ederim
 
Kayıt
18 Aralık 2007
Mesaj
465
Tepki
5
Emeğinize ve kaleminize/klavyenize sağlık...
Bu yararlı bilgiler için teşekkür ederim...
 

danisman

Consultant
Kayıt
27 Nisan 2009
Mesaj
1.546
Tepki
30
Sevgili Burçin, Burak ve Emre beğendiğiniz için teşekkür ederim...
 
Kayıt
9 Ocak 2009
Mesaj
8
Tepki
0
Ellerinize sağlık çok güzel bir yazı olmuş.

Yaklaşık 2 yıl önce bir Yahudi ile tanışdım bana anlatığı hikaye çok etkiledi. America' da yaşayan bir Yahudi işçiye büyük ikramiye çıkmış. 1 milyon dolar. Bütün medya adamla röportaj yapmak istiyormuş en sonunda bir gazete muhabirini tercih etterek sohbete başlamışlar. Havadan sudan derken konu kazandığı parayı nereye yatırım yapıcağı sorusuna gelmiş adamın cevapı çok ilginç olmuş;
Reklama yatırım yapıcam demiş adam. Muhabir reklam derken diyerek sorusunu yöneltmiş. Yahudi adamın cevapı aynen şu olmuş.
900.000 dolarını reklama yatırıcam kalan 100.000 dolarada birşeyler üreticem nasıl olsa yok satar demiş....
 

Hasan Güner

.com
Bronz Üye
Kayıt
14 Şubat 2009
Mesaj
3.140
Tepki
45
Kapınızdan içeriye bir müşteri girdiğinde ve size “biz marka” olmak istiyoruz dediğinde, neler yapardınız? Nasıl bir çalışma yapardınız? Nasıl bir konsept hazırlardınız? Nasıl bir sunumla tekrar karşısına çıkardınız? Nasıl bir düşünce trafiği yaşatırdınız ekibinize ve kendinize?
bunu Türkiye piyasasında yapan var mı? bu konuda çok karamsarım ne yazık ki
ülkemde markayı (hatta logoyu bile) müşteri oluşturuyor
genel olarak firma adı firmayı kuranın soyadı oluyor
genel olarak logosu da soyadının baş harfinden üretiliyor
bu gidişat elbetteki saçma ama gerçek bu
çoğu zaman bize sadece düşünceleri grafiğe dökmek kalıyor
ben firma adını sloganı logoyu sıfırdan bir ajansla üreten bir firma hiç duymadım görmedim
belki bir gün rastlarım
 
Kayıt
2 Eylül 2009
Mesaj
5
Tepki
0
Cok güzel bir paylaşım olmuş gercektern begendim bi amatör grafiker olarak aydınlattınız beni bilmediklerimin arasına düşünceleriniz yerleşti cünkü cok mantıklı sürükleyici anlatmışsınızz teşekkürler
 
Yukarı Alt