Yazım ve Telaffuz hataları

Hakan D

Yönetici
Yetkili Kişi
Yönetici
Kayıt
20 Haziran 2008
Mesaj
3.395
Tepki
725
Tekstil Grafik Kursu
Gerçekten de gerek grafikerler için gerekse grafiker olmayan fakat konuşma ve yazma dili Türkçe olanlar için çok önemli ve hassas bir konudur dil bilgimiz.

Ben şöyle birşeyler hazırlamıştım eskiden, tamamen bana aitdir.Burada da kullanmak istedim.(DİLİMİZ önemli bir husus olduğu için tümü renkli ve kalın yazmak zorundayım.)

Dilimizi 15 Altın Kuralla az da olsa Koruyalım.

1:gerek konu başlığı açılacak gerek mesajlara cevap yazılacak olsun,cümle girişlerinde büyük harf kullanalım


1:Gerek konu başlığı açılacak gerek mesajlara cevap yazılacak olsun,cümle girişlerinde büyük harf kullanalım.

2:Cümle içinde türkçemizde olmayan kelimeler kullanmayalım biladerler ok?

2:Cümle içinde Türkçe'mizde olmayan kelimeler kullanmayalım biraderler tamam mı?

3:Aloo,arkadaşlar...bakın cümle içinde yazım venoktalama işaretlerini doğru kullanalım tamammı...

3:Aloo!Arkadaşlar!
Bakın cümle içinde yazım ve noktalama işaretlerini doğru kullanalım tamam mı?

4:Cümle içinde "mi" soru edatını doğru kullanalım okemi?

4:Cümle içinde "mi" soru edatını doğru kullanalım tamam mı?

5:Cümle kurarken cümlearalarında gerekliolan uzaklığıkoruyalım,bukonudaüşenmeyelim

5:Cümle kurarken cümle aralarında gerekli olan uzaklığı koruyalım,bu konuda üşenmeyelim.

6:Ki bağlacını doğru kullanalımki ,cümlemiz doğru kurulmuş olsun...

6:"Kİ" bağlacını doğru kullanalım ki cümlemiz doğru kurulmuş olsun!

7:Cümle içinde "ile" kullanırken,bunun edat mı yoksa bağlaç mı olduğunu belirtmek için,bunu uygun yerde kullanalım ki kendi elimiz ile dilimizi yok etmeyelim!

7:Cümle içinde "ile"kullanırken,bunun edat mı yoksa bağlaç mı olduğunu belirtmek için,bunu uygun yerde kullanalım ki kendi elimizle dilimizi yok etmeyelim!

8:Cümle içinde anlamca çelişen sözcükler kullanıp anlatım bozukluğu yapmamak için,hiç kuşkusuz her türlü önlemi almış olmalıyız.

8:Cümle içinde anlamca çelişen sözcükler kullanıp anlatım bozukluğu yapmamak için,her türlü önlemi almış olmalıyız.

9:Cümlede gereksiz,lüzumsuz,hiç yoktan yere ,aynı anlama gelen sözcükler kullanmamalıyız.

9:Cümlede aynı anlama gelen sözcükler kullanmamalıyız!

10:Cümlede sıralama yanlışı yapmamalıyız,aksi halde cümlemizin ne edebi değeri kalır ne doğruluğu.

10:Cümlede sıralama yanlışı yapmamalıyız,aksi halde cümlemizin ne doğruluğu kalır ne edebi değeri.

11:Cümlede,ne ben ne de siz birçok özneyi aynı yükleme bağlayınız.

11:Cümlede,ne ben birçok özneyi aynı yükleme bağlamalıyım ne de siz birçok özneyi aynı yükleme bağlamalısınız.

12:Cümlede yüklem eksikliği yapmamaya özen göstermeliyiz,aksi halde grafikerler.org'a az Türkçemiz'e hiç saygımız kalmaz.

12:Cümlede yüklem eskisliği yapmamaya özen göstermeliyiz,aksi halde grafikerler.org'a az saygımız kalmış olur; Türkçemiz'e ise hiç saygımız kalmamış olur.

13:Cümlede "ne ne"nin kullanımına dikkat edelim,bu konuda yanlışa düşmeyelim.Aksi halde bizi ne Türk Dil Kurumu ne grafikerler.org affetmez.

13:Cümlede "ne ne"nin kullanımına dikkat edelim,bu konuda yanlışa düşmeyelim.Aksi halde bizi ne Türk Dil Kurumu ne grafikerler.org affeder.

14:Cümlede isim ya da fiili yanlış anlamda kullanmayalım,aksi halde cümlemizde anlatım bozuklugu oluşmasına katkıda bulunmuş oluruz.

14:Cümlemizde isim ya da fiili yanlış anlamda kullanmayalım,aksi halde cümlemizde anlatım bozukluğu oluşmasına sebep oluruz.

15:Gayret edelim elimizden geldiğince devrik cümleler kurmamaya.

15:Elimizden geldiğince devrik cümleler kurmamaya gayret edelim!




Ayrıca şu hususlara da dikkat etmeliyiz.


"De-Da" Kullanımı.
Türkçemizde De-Da 2 şekilde görev alır. Biri bulunma eki olan Da diğeri bağlaç olan Da dır.

Bulunma eki olan "De-Da" kullanımı:
Örn:Bugün okulda bir arkadaşımla tartıştım.

Gördüğümüz gibi bulunma eki olan "Da" kendisinden önceki isme bitişik yazılmıştır.
Cümleye herhangi biryerde bulunma anlamı katmıştır.

Bağlaç olan "De-Da" kullanımı:
Örn:Onlar da gelecekler.

Gördüğümüz gibi bağlaç olan "Da" cümlede kendisinden önceki yargıdan ayrı yazılmıştır.
Cümlede özne ve yüklem arasında köprü vazifesi görmüştür.
--------------
Mi-Mı kullanımı.

Cümlemizde "Mi-Mı" bir soru ekidir ve herzaman kendisinden önceki yargıdan ayrı yazılır, kendisinden sonra ek gelirse onunla bitişik yazılır.

Örn:Gece onlar da gelecek?

Gördüğümüz gibi Mi soru edatı ayrı yazılmıştır.

Örn2: İnsanı aşağılamak kolay dır?
Gördüğümüz gibi Mi soru edatı kendisinden sonra gelen ek'e bitişik yazılmıştır.

Not: Mi soru edatı kendisinden önceki yargıdan ayrı yazılır fakat kendisinden sonra ek alırsa bitişik yazılır.Yalnız kendisinden sonra herhangi bir bağlaç gelirse onlardan da ayrı yazılmaktadır.

Örn3:Bu çalışma mı ki eklemişsin buraya?
Şekilde "Mi" soru edatından sonra yine başka bir bağlaç olan "Ki" bağlacı geldiği için ondan ayrı yazılmıştır.Zira "ki" bir bağlaçtır ve ayrı yazılmaktadır.

----------

"Ki" kullanımı.

Türkçe'mizde "ki" 3 ayrı görevde kullanılmaktadır.

1:Bağlaç olan "Ki"
2:Sahiplik eki "Ki"
3:Sıfat yapan "Ki"

1:Bağlaç olan "ki" cümlede ayrı yazılır demiştik.
Örn:O kadar deli ki söz tutmuyor.

2:Sahiplik eki "ki" ise cümlede ismin yerini alır ve bitişik yazılır.
Örn:Benim kitabım senin kitabından eski.
Benimki senin kitabından eski.
Gördüğümüz gibi "ki" ekimiz cümlemizde "kitabım" ın yerini almıştır.


3:Sıfat yapan "ki" sıfat tamlamalarında kullanılır.
Örn:Karşıdaki ağaç.
Cümlemizde gördüğümüz gibi "ki" eki işaret sıfatı görevinde kullanılmıştır.

------------

"İle" kullanımı: "İle" cümlede yine 2 farklı görevde kullanılır.
Bunlar:
a) Bağlaç
b)Edat

a)Bağlaç olan "ile":Bağlaç olan "ile" cümlede diğer bağlaçlardan farksız olarak yine bir köprü vazifesi görmektedir ve ayrı yazılır.
Örn:Kardeşim ile arkadaşı dün bize geldiler.

b)Edat olan "ile": Edat olan "İle" cümlede bitişik kullanılır ve bitiştiği yargıya göre değişiklik gösterir.
Örn: Duvarları roluile boyadım.
Ya da: Duvarları ruloyla boyadım.

-----------
":" kullanımı.
Üst üste iki nokta bir yargıya girileceği zaman kullanılır.
Örn:Adam buna karşılık dedi ki: ...
Örn2:Size şunları yazmak istiyorum:

Örn3: Cennet 7 kat üzerine kuruldur, bunlar:

Örnekleri incelediğimizde ":" nın nerelerde kullanıldığını görebiliriz.
--------------
"..." kullanımı.
Türkçe'mizde yer yer çok kullanılsa da( Bu bir dil yanlışıdır.) 2 nokta yoktur fakat 3 nokta vardır.
3 noktamız ise genelde cümle sonunda yargının devamının mantık ile tamamlabileceği yerlerde kullanılır.
Örn:Üzüm üzüme baka baka...

Örn2:Bugün sana yarın...
Gördüğümüz gibi cümlelerdeki yargıların devamı mantıkla tamamlanabilir durumdadır.

Ayrıca üç noktamız dilimizde ima niteliğinde de kullanılabilmektedir.
Örn:Sen de mi...


------------------
Belgisiz Zamirler ve Belgisiz Sıfatlar'ın kullanımı:
Belgisiz zamirler dilimizde çok sık kullanılmaktadır ve bitişik yazılmaktadırlar.
Örn:
Bir çok değil Birçok.

Her kes değil Herkes.
Bir kaçı değil Birkaçı.

Belgisiz Zamirler'i Belgisiz Sıfatlar'la karıştırmamak gerekir.
Belgisiz zamirleri cümlede kullanalım ve nasıl zamir olduklarına bir göz atalım.

Örn:
Birkaçı bu tarafa geldi.
Herkes kendi bildiğini okuyor.
Birçoğu bunu kabullendi.
Gördüğümüz gibi tamamen ismin yerini almışlar ve birbirlerine bitişik yazılmışlar.

Belgisiz sıfatlar ise amaç ve yapı kapsamında belgisiz zamirlerden çok farklıdır.
Örn:Birçok-Hiçbir
Cümlede kullanalım ve nasıl sıfatlaştıklarına göz atalım.
Birçok nesil geldi geçti.
Hiçbir kadın hayır demedi bana.

Gördüğümüz gibi belgisiz sıfatlar direkt ismi bir belirsizlik ile nitelemişler.

Ben forumda yapılan genel dil hatalarını dikkate alarak bu konulara değindim.
Bir de yapılan birkaç hataya değinmek istiyorum.

Bilader değil Birader.
Kontür değil Kontör.
Beyendim-Bildiyim-Eyildim değil fakat Beğendim Bildiğim Eğildiğim.
Ayrıca "Eylenmek" ve "Eğlenmek" farklı kavramlardır.
Eylenmek:Beklemek, oyalanmak.
Eğlenmek:Yapılan eylemden haz almak,mutluluk duymak.
Yanlız değil Yalnız.

Lütfen dilimize sahip çıkalım, dilimize yapılan sömürgelere alet olmayalım.
Ben hiçbir zaman Avrupalı'ların ya da ABDli'lerin günlük hayatta veyahut chat programlarında Türkçe cümleler kullandıklarına rastlamadım şahsen.
Unutmamak gerekir ki Türk Dili ,milletimiz için kutsal bir hazinedir.
Dağdeviren.
 

GÜNEL AYVACI

Altın Üye
Altın Üye
Uzman Üye
Kayıt
31 Mart 2009
Mesaj
714
Tepki
7
Bu konuya önem verilmesi beni çok memnun etti. Yaşım gereği gördüğüm yanlış kullanımları hatırlatmak istemiyorum, ukalalık olarak kabul edileceğini düşünüyorum çünkü.
Fakat gözümü tırmalıyor yanlış kullanılan bir çok sözcük.
msn ve sms diliyle konuşulması da çok rahatsız edici.
Tekrar teşekkür ederim duyarlılığınız için.

Hakan Dağdeviren'in de eklediği bölüm çok gerekli, teşekkürler.
 

farukcagla

Grafik Öğretim Görevlisi
Kayıt
24 Şubat 2008
Mesaj
642
Tepki
23
Tesadüfen bir yazı buldum; Hakan Dağdeviren' e küçük bir katkı olması amacıyla aşağıya alıyorum;

-----------------------------------------------------------
De - ki - mi belası

Kül-tür / Talat Halman


İmlacılar darılmasın gücenmesin ama, "de" ve "ki" ve "mi" kurallarının tümden kaldırılmasını önermek istiyorum.

"dahi" anlamına gelen "de" ve "da" ait olduğu kelimeden ayrı yazılır. Bir yer söz konusu olduğunda (lokatif "de" ve "da") bitişiktir: "Türkiyede birçok eski uygarlık vardır." Ama, dahi anlamında "de" ya da "da" kullanıyorsak ayrı yazarız. "Yunanistanda, da, Türkiyede de eski uygarlıklar vardır."

Sıfat, yani niteleyici, tanımlayıcı "ki" bitişiktir: "Türkiyedeki uygarlıklar saymakla bitmez." Ama, ayrı yazılan bir "ki" de var: "Türkiye ki bir açık müzedir..."

Soru anlamındaki "mi", "mı", "mu", "mü" önceki kelimeye iliştirilmez, daima ayrı yazılmalıdır: "Türkçenin imlası kolay mı, zor mu?"

Türkçe, tüm diller arasında, imlası, yani yazılışı, en basit, en mantıklı, en kolay olan dillerden biridir.

Ama, eğitim sistemimiz, on yıllardır, temel kuralları öğretmeyi başaramıyor.
"de" ve "ki" ve "mi" kullanımında bocalamayan, üçünü de hep doğru yazan kaç üniversite mezunu var acaba?

Ara sıra, en titiz gazetelerde bile, bakıyorsunuz, "dahi" anlamındaki "de" ve "da"lar yanlış, yani ayrı değil de bitişik yazılmış.

Kentin dört bucağına yapıştırılmış bazı afişlerde, bitişik olması gereken "ki" ayrı olabiliyor, ayrı olması gereken "ki" ise bitiştirilmiş.

Bir Türk edebiyatı profesöründen bir mektup alıyorsunuz; içindeki her "mi", "mı", "mu", "mü" önceki kelimeye iliştirilmemiş mi?

Nispeten az eğitim görmüş olanlarımızın imlası, "de - ki - mi" bakımından fecidir.

Biz "de - ki - mi" davasını kaybettik, aziz okurlar. Elle yazı makinesiyle, bilgisayarlarda, e-postayla, kitaplarda ve gazetelerde yazıldığında bu üç başlı canavarın nasıl göründüğüne bakın.. "de"lerin, "ki"lerin, "mi"lerin en az yarısı, yanlış yazılmıştır.

Okullarımız, hatta üniversitelerimiz, bunun doğrusunu öğretemeyecek. İş işten geçmiştir. Çünkü öğretmenlerin çoğu (hatta Türkçe öğretmenlerimizin birçoğu) ve nice üniversite hocası, öğretmek şöyle dursun, öğrenememiştir.

Ya da bir psikolojik yönü var bu üçlü belanın... Ulusal bilincimiz veya bilinçaltımız, ayrı ve bitişik "de"ler, "ki"ler, "mi"ler arasında bir ayrım yapmak istemiyor. Çalışmaktan zaten pek hoşlanmayan beyinlerimiz, böyle bir yükü taşımaya razı değil.

Baksanıza, bazı a'ları, i'leri, u'ları (yani uzun ünlüleri) doğru okumak için kullanıp da "şapka" diye adlandırdığımız uzatma işaretlerinden nasıl bir çırpıda vazgeçtik: (inceltilmiş üzerinde aksan olan "a" ları) – yazmak zahmetine katlanmak istemiyoruz. Bilgisayarlarda bu işaretler yok diye yalan - yanlış bir bahane de uydurduk. Oh, kekah... Şapkaları, şepkeleri attık.

Bundan sonra, "de - ki - mi"leri çocuklara, gençlere, yetişkinlere hiç mi öğretemeyeceğiz... Gelin, yenilgiyi kabul edelim, teslim olalım, boyun eğelim.

Artık, bütün "de"leri, "ki"leri, "mi"leri bitişik yazalım. Sen sağ, ben selamet. Hƒlƒ (yok, pardon - hala) bunları öğretiriz sanıyorsak yanılgı içindeyiz.

1928'de Harf Devrimi'ni yaptığında Mustafa Kemal Paşa, Türk ulusunun mümkün olan en kolay alfabeye ve imlaya kavuşmasını istedi, bunun zorunlu olduğunu gördü. O basit alfabe ve imla bile, 70 yıllık bir öğretim süresinde, bizlere o kadar zor geldi ki, pek az sayıdaki kolay kuralları bile öğrenemedik bir türlü. Bocaladık, bocalamaya devam ediyoruz. Demek ki (demekki) bu kuralcılıklardan bile vazgeçmek gerekli ve yararlı olacak. Bırakıp atalım onları. Rahat edelim. Kuralları kaldırırsak hatalardan da kurtulacağız demektir.

Ne dersiniz, sevgili okurlar? Haklı mıyım, haksızmı? eliniz değerse görüşlerinizi yazın bana, sizde kendi düşüncelerinizi açıklayın, olurmu?​


(Faruk Çağla'nın notu; sanıyorum Talat Halman son cümlede kasıtlı olarak haksızmı, yazmış, haksız mı, olacak... sizde yazmış siz de olacak, olurmu yazmış, olur mu olacak...Okurları görüp de uyaracak mı diye zarf atmış. Akıllı adam, ne de olsa eski büyük elçi. Bizim gibi grafiker değil. Çoğu grafiker kardeşimiz 4 satır yazsa içinde 4 tane imla hatası çıkıyor.İnanmayan tüm mesajları kontrol etsin. Ama hatayı bulmanız için de hatayı tanımanız lazım.)
 

Murat Vardar

Uzman Üye
Uzman Üye
Kayıt
14 Ocak 2012
Mesaj
4.332
Tepki
1.051
Grafik Tasarımcı sahip olduğu yeteneklerinin yanında;
iyi bir Türkçe (türkiyede yaşayanlar için) ve Dilbilgisi kurallarına hakim; yazımda, tasarımda
bu teamül, kural ve kaidelere dikkat etmelidir.
Bu sadece hazırladığı metinlerde değil, günlük yaşam içinde kullandığı ve yazdığı her ifade için
geçerlidir.
Ne üzücüdür ki; son dönemlerde yapılan, dikkat edilmeyen yanlış bir kullanım....
H E R K E Z ; yanlış bir kullanımı var sonundaki Z değil ..... S olacak !
yani doğrusu H E R K E S ....

bir yazım denetimi yapabilmek ve acabaları ortadan kaldırmak için;
www.tdk.gov.tr Türk Dil Kurumu resmi web sitesinden ücretsiz olarak gerekli kontrolü/kontrolleri yapabilirsiniz,

iyi forumlar.
 

AdverArt

Üye
Kayıt
12 Ağustos 2014
Mesaj
9
Tepki
4
syn Murat Vardar keşke sadece "Herkes" / "Herkez" olsaydı. Bu saçmalıkları saymakla bitirmek ne mümkün. "Merhaba" oldu "Meraba", "değil mi" oldu "dımı", bir cıvık sunucu sayesinde "Anne anne" oldu "Anane", "Modern" oldu "Moderen", "Aşcı / Ahcı", Eczahane / eczane", "Pastahane / Pastane". Yed i emin'nin yedi emin, keza Şehir emini'nin Şehremeni olması, vs gibi örneklere ise hiç değinmeyeceğim. Ancak hele birde yanlış kullanımlar var ki, insan gülmeli mi, üzülmeli mi diye karar vermesi mümkün değil. Artık futbol ayakkabısı bildiğimiz şey "Krampon". Kimsede demiyor ki YaHU muhteremler bu krampon ayağa nasıl giyilir. Eskiden tercüman Türkçesi'nin sıkıntısını çekerdik. Hani şu Türkçe Dil mantığını yerine tercüme edilen dilin mantığını kullanarak çeviri de karıştırmak. Şimdi görsel medya editörleri ana haber sunumu metinlerin de bile acınacak durumdalar. Örnek mi "Fay hattı kırığı", Şarapnel parçası", düşen "havan topu". Bunlar be benzerleri bir araya getirilse cilt cilt kitap olur. "Zekâ" ya "Zeka", "Kar" a "Kar" dedirten aklı evvellere ne denilir. Ben onlara şunu diyorum şu uydurma dilinizle lütfen şu cümleyi telaffuz edermisiniz; "Gelin kârınıza ortak olayım". Süpermarket İngilizcesi bile bilmiyen nev zuhur - ki her lisanda yaklaşık500 kelimedir - "Türingizce" sevdalılarına zaten söyleyecek bir tanım yok. Kafa yapıları "Morning morning I am going to my circle" durumunda.
 
Yukarı Alt