Grafik Tasarımcı Nasıl Olunur?

AcquA

Üye
Kayıt
7 Aralık 2011
Mesaj
39
Tepki
1
Tekstil Grafik Kursu
Sayın Faruk Çağla çok güzel konuşuyorsunuz ediyorsunuz fakat bu kadar sert konuşmanızın altında bastırılmış bir şeyler var gibi geliyor bana.
Yaptığınız çalışmaları sitenizden inceledim, keza oğlunuzun çalışmalarını inceledim fakat mazur görün hoşuma giden tek çalışmanız yaptığınız "metro" logosu.

Bu işi istek ve özveriyle yapmak isteyen, kendini geliştirmek isteyen fakat eğitimini bir şekilde alamamış insanları açıkçası bu işten soğutuyorsunuz. Bana yazdıklarınız yok "yarım tasarımcı" yok "cehalet" gibi sözler aşırı itici geldi, yaşınızın verdiği olgunlukla olaylara yaklaşmanızı temenni ederdim.

Saygılarımla
 

farukcagla

Grafik Öğretim Görevlisi
Kayıt
24 Şubat 2008
Mesaj
642
Tepki
23
@acquaway

Yazdıklarımı elbette beğenenler de olacaktır beğenmeyenler de... Yazdıklarımı kabul edenler de olacaktır, etmeyenler de...
Keza grafik tasarımlarımı beğenenler de olacaktır beğenmeyenler de...

Yalnız attığın zaman desteksiz atmayacaksın. Bir şeyi "beğenmedim olmamış" derken niye beğenmediğini de izah edeceksin. Yoksa eleştiri, bilimsel olmaz, çamur atmak olur. Bir iddiayı kanıtlayamazsan; söylediklerin kötü niyetle söylenmiş art niyetli görüşler veya iftiralar olarak havada kalır.

"Bana köse demen için karasakalın top gerek" diye bir atasözümüz vardır.
Benim tasarımları beğenmeyenlerin tasarımlarının benimkilerden daha güzel olması gerekir. Benim görüşlerimi beğenmeyenlerin görüşlerinin benimkilerden daha tutarlı ve doğru olması gerekir.

Senin gibi birine; yeterince olgunlukla ve sabırla cevap verdiğimi düşünüyorum.

Meslektaşlarının, akademik çevrelerin, adliyenin ve adaletin, hakimlerin, müşterilerin ve toplumun gerek sanatına, gerek kültürüne gerekse kişiliğine saygı duyduğu birine ispatlanamayacak iddialarda bulunup daha da ileri gidersen senin düzeyine inerim.
 

AcquA

Üye
Kayıt
7 Aralık 2011
Mesaj
39
Tepki
1
@farukcagla

Şimdi şu üslubunuz ne kadar doğru sizin? Belli bir yaşı almış belli bir düzeyde olgunluğa erişmiş olmanız gerekirken üslubun "ü"sünden anlamadan manasız saldırıda bulunuyorsunuz. Ben size "siz" diyorum siz bana kalkmış "attığın zaman desteksiz atmayacaksın" tarzında bir üslupla yaklaşıyorsunuz. Ben size beğendiğim çalışmanızı söyledim, diğerleri hoşuma gitmek zorunda mıdır? Kaldı ki ben vatandaş gözüyle bakıyorsam ve siz bu çalışmaları insanların beğenisine sunuyorsanız gerekli eleştiriyi yapmak için Einstein olmaya gerek yok diye düşünüyorum. Kaldı ki ben sizin nerenize çamur veya iftira atayım? Kendinize göre belli bir kariyer yapmış, öğrenci yetiştirmiş bir insansınız ama eleştiriye açık değilsiniz ki bu olay sizin jenerasyonun en büyük eksikliğidir.

Yaptığım eleştiride tutarsız bir taraf görmüyorum, çalışmalarınızı beğenenler olacağı gibi benim gibi beğenmeyenler de olacaktır bunu da kendiniz açık şekilde dile getirmişsiniz. Peki "çalışmalarınızı beğenmiyorum" denildiği zaman bu saldırganlığınız nedendir? Siz mütevazi bir insan değilsiniz kanımca ki bu da laflarınıza yansıyor.

Senin gibi birine yeterince olgunlukla cevap verdiğimi düşünüyorum diyorsunuz, olgunluğun ne demek olduğunu anladığınızdan kuşkuluyum bunu da yaşınıza bağlıyorum. Bence artık emekli olup köşenize çekilin bırakın gençlerin önünü açın, insanları boş tatava yaparak eleştirip morallerini bozacağınıza bırakın bu işleri.

Bu arada benim düzeyime bir 50 sene daha çalışsanız çıkamazsanız merak etmeyin. Kendi ufak kalenizde debelenip insanları üzmemek adına neler yapabilirim bir düşünün siz.

Hee bu arada Socrates'in de dediği gibi "En oida, oti ouden oida" umarım bu mütevaziliği bir gün yakalarsınız.

Saygılarımla
 

farukcagla

Grafik Öğretim Görevlisi
Kayıt
24 Şubat 2008
Mesaj
642
Tepki
23
@acquaway

Yazının altına saygılarımla yazarak saygı olmuyor. Hem "tatava yapma" diyorsun hem "saygılarımla" diyorsun. İşte senin düzeyin bu.

"Bastırılmış bir şeyler var" deyip şüphe uyandırıcı ithamlarla çamur atıyorsun.

Grafik eğitimi almadığın her halinden belli ki yazılarımdaki CEHALET'le mücadelemden rahatsız oluyorsun ve gocunuyorsun. Benim bastırılmış bir şeylerim yok, senin yaran var ki gocunuyorsun.

Ben senin bu gruba özellikle bana sataşmak için bile girmiş olabileceğini ve bir başka siteden, bir başka gruptan bana hıncın olabileceğini düşünüyorum. Yoksa bu kadar haksız ithamlarda bulunmazdın.

Benden çok üstün bir tasarımcı olduğunu söylüyorsun ama şu ana kadar tasarımlarını göstermek cesaretinde bulunmadın.

"bırakın gençlerin önünü açın," diyorsun, ben gençlerin önünde nasıl engel oluyormuşum, bunu izah edemiyorsun.
"insanları boş tatava yaparak eleştirip morallerini bozacağınıza bırakın bu işleri." diyorsun. Bir çok genç bu sitede hocam iyi ki varsınız derken sen "tatava" yaptığımı ve "moral bozduğumu" iddia ediyorsun ki, bozulan moral'in sadece senin moralin olduğu anlaşılıyor.

Şimdi sen boş lafı bırak, "ainesi kişinin lafa bakılmaz", daima ispatlı konuş, şu harika tasarımlarını göster bakalım.
 

AcquA

Üye
Kayıt
7 Aralık 2011
Mesaj
39
Tepki
1
@farukcagla

Eleştiri yapıldıkça bilgisayar karşısında çıldıran yeni yetme klavye delikanlıları gibi geliyorsunuz şu an bana, inanın bu da benim kendimi ne kadar haklı gördüğümün delilidir.

Öncelikle "tatava" ne demektir bir girin türk dil kurumu sözlüğünden bakın ondan sonra konuşun, açıkcası eğitim verdiğiniz insanlara acıyorum çünkü olaylara at gözlüğüyle bakmaktan başka bir şey yapmıyorsunuz. (Umarım bu deyimi de hakaret olarak azletmessiniz)

Bastırılmış bir şeyler var derken kastettiğim belli bir yaşa geldikten sonra iş bulamama, iş verilmeme, takdir edilmeme duygusundan dolayı aldığı eğitimi ön plana çıkartarak insanlara saldırma dürtüsü benim anlatmak istediğim.

Grafik eğitimi almadığın belli CEHALET'le mücadelemden rahatsız oluyorsun ve gocunuyorsun demişsiniz. Bir şeye vurgu yapmak için büyük harfle yazmanıza gerek yok bu dediğinizi ben çok ufakken yapıyordum insanların ilgisini çekebilmek için lakin artık çoluk çocukça şeyler geliyor fakat sizin içinizde ki çocuk hala büyüyememiş demek ki. Kaldı ki koskaca Sokrates bile "Bildiğin tek şey, hiç bir şey bilmediğimdir" derken gösterdiği tevazuyu sizden beklemek hata olacaktır ki olayı eğitime bağlıyorsunuz. Çok meşhur bir söz daha vardır kesin bilirsiniz. Eşeğe altın semer de vursan, eşek yine eşektir.

Olayları ters açıdan anlıyorsunuz herhalde, sizden üstün bir tasarımcı olduğumu iddaa ettiğimi hatırlamıyorum. Benim düzeyime çıkamassınız derken olayı illa ki tasarımcılığa vurgulamanız sizin hayatta bildiğiniz tek şeyin (o konuda da yarım bilgilisiniz bence) o olduğunu görmemizi sağlamanızdır.

Benim moralim bozulmuyor emin olun, vakti zamanında eğitimcilik yapmış bir insanın kendi savunma şeklinde ki acizliği bana şu anda keyif veriyor ki, eğitim sistemimizin ne kadar yanlış olduğunun kanıtıdır bu herhalde.

Sizin gibi insanların direk söylediği laftır bu (onu da yanlış yazmışsınız, sinir haliyle olduğunu düşünüyorum. Yoksa bu kadar cahil olduğunuzu düşünmüyorum) ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz, şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde..

Benim harika tasarımlarımı görmeyi bırakalım, isterseniz kendinize güveniyorsanız "ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz" lafından mütevellit bir çalışma icra edelim bu afiş olur katalog kapağı olur ne arzu ederseniz bunu insanlar değerlendirsin.

Çok sinirleniyorsanız konuşmayı bitirebiliriz, lakin sağlığınız her tartışmadan daha önemlidir.

Saygılarımla Faruk Bey;
 

farukcagla

Grafik Öğretim Görevlisi
Kayıt
24 Şubat 2008
Mesaj
642
Tepki
23
@acquaway

Senin epey bir eğitime ihtiyacın var ama bende seni eğitecek zaman yok, zaman olsa sende eğitim ve kültürü kabul edecek alt yapı yok.
Sen benim adımı biliyorsun, adresimi de biliyorsundur... Ben senin adını bilmiyorum. Adresini de bilmiyorum... Belki mahkeme açtığım kişilerden biri de olabilirsin. Eğitim imkanı bulamamış alaylı bir grafiker olup eğitime ve eğitimcilere düşman da olabilirsin. Kedi erişemediği ciğere mundar der misali...

Ama "SİSTEM"le mücadele etmen gerekirken "SİSTEM"i düzeltmeye çalışan biriyle mücadele ediyorsun, çünkü gözün buzdağının altını görmüyor. Ben CEHALETLE mücadele ediyorum, sen ise BENİMLE mücadele ediyorsun. Oysa benimle mücadele edenler hep CEHALETİN savunucuları olmuştur. Onlar Grafikerin CAHİL ve EĞİTİMSİZ olmasını istemişlerdir ve bu tip grafikerleri SÖMÜREYE devam ediyorlar... Yoksa sen bu nedenle mi gocunuyorsun, alınıyorsun. Belli ki kuyruk acın var.

Ben senin egonu tatmin aracın olmayacağım. Sana kızmıyorum, sadece acıyorum. Bu tartışma sürer gider. Sayfalarca yazabilirsin. Küfür ve hakaret edersen önce sayfa moderatörü engeller, engellemezse sana hakaret davası açarım. Moderatörden ekran görüntüsünü isterim.

Burada; küfür ve hakaret etmeden, yayın yoluyla kişisel haklara saldırıda bulunmadan sayfalar dolusu yazabilirsin. Tahrik etmeye, dalga geçmeye ve sinir etmeye çalışabilirsin.

Dediğim gibi; bunun sonu yoktur, çünkü rumuz arkasına saklanıyorsun... Ben saklanmıyorum; kültür farkının dışında aramızdaki en önemli fark bu!

Bak en iyisi delikanlı ol, yiğit ol, mert ol.
Klavye kahramanı olma, adını gizleme. Rumuz arkasına gizlenme, kaçak dövüşme.
1-Eğer küfür ve hakaret edeceksen adresime gel yüzüme karşı söyle.
2-Adını serbestçe yaz, kim olduğunu bir görelim.
3-Sonra tasarımlarını görelim.

Bu 3 şeyi yapmazsan ve yine tahriklerine devam edersen buradaki herkesin önünde adam gibi adam olmadığın tescillenmiş olacaktır.
 

AcquA

Üye
Kayıt
7 Aralık 2011
Mesaj
39
Tepki
1
@farukcagla


Faruk beey, Faruk bey.. Allah aşkına bu zamana kadar yazdığım şeylerden size hakaret ettiğim bir şey söyleyin, küfür ettiğim bir yazı gösterin. Yazılarınızda hakaret eden sizsiniz, şurada yazdıklarınızda eğitimsiz, cahil olduğumu söylediniz hatta utanmasanız tez vurun kellesini diyecek kıvama geldiniz, bense her yazımın sonunda Saygılarımla dedim ama bunu bile kötü anladınız. Hakikaten bunu canı gönülden söylüyorum sizinle burada sabaha kadar tartışırım, gerekirse hatalıysam özür bile dilerim.

Sizin çalışmalarınızı başkası bayılır benim hoşuma gitmez, bundan doğal ne olabilir? Tahammülsüz oluşunuza anlam veremiyorum, ben sıradan bir insan başka iş ile meşgul ama bu mesleğe merakı olan birisi olamam mı, ve bunları da tamamen tarafsız bir şekilde değerlendirip size söyleyemem mi? Bu zamana kadar hep takdir edilmişsiniz ama birisi çıkıyor size yaptığınız çalışmaları beğenmedim dediği zaman direk idam ettiriyorsunuz.

Sizin deyiminizle ben kara cahil, hiç bir şeyden anlamaz eğitimsiz bir insanım ve siz benimle tartışmaya girmeyecek kadar elit bir insansınız, bunlar eskidendi Faruk bey.

Demişsiniz ki sen bana kastı olan birisisin hatta eski dava açtığım kişilerden de olabilirsin. Sizi ne tanırım ne bilirim, tamamen tesadüfi olarak burada yazdığınız yazılardan sonra araştırıp hakkınızda bilgi edindiğim birisiniz. Ondan dolayıdır ki size karşı bir kin ve nefretim yoktur.

1. Küfür ve hakaret etmem çünkü insanların konuşarak anlaşabileceğini kanısındayım.
2. Adımı serbestçe yazmak gibi bir durum tabii ki söz konusu olamaz ama olur da sizi bir seminerde görürsem emin olun yanınıza gelip tanışmayı isterim (İnternete Hitnet döneminden yani BBS döneminden beri girdiğim içindir ki o zamanlar Browserda öle adresi yaz sayfa açılsın diye bir sistem yoktu isim vermek gibi bir olaya kesinlikle girmem)
3. Sizinle paylaşacak tasarımım yok ve zaten size tabiri caizse bir düello teklif ettim ama yanaşmadınız sanırsam :))

Son olarak merak etmeyin adamlığı sizden öğrenecek değiliz :)

Saygılarımla
 

cl0ser

Üye
Kayıt
28 Aralık 2007
Mesaj
1
Tepki
0
Faruk beyin konunun başlangıcındaki ilk yazısını okudum. Gene bilindik bir manzara ile karşı karşıyayız. Kendisi "eğitimli" olduğundan "eğitimsiz" olanlara karşı bir üst perdeden konuşuyor. Eğitimsiz olanların eğitim alabilmesi veya neden eğitim alamadığı gibi konularda duyarsız. Gerçektende yararlı bir şeyler yapmak isteniyorsa bu konularda yol yöntem sunmak daha hayırlı olacaktır kuşkusuz. Bunun dışında yapılan her tanım, söylem kibirden başka birşey ifade etmez. Buda iki tarafın birbirlerine karşı tavrını sertleştirip düşmanlaştırır. Hayır yerine zarar getirir.

Ülkemizde maalesef OSYM ve Eğitim sisteminin bozukluğundan dolayı, bu sistemde başarılı olanlar, "başarısız" (bence başarısız doğru kelime değil, mağdur olanlara) karşı cahilce bir kibir içerisindeler. Okumuş insanların ilmi artacağı yerde bu sistemden kaynaklanan bir sorun yüzünden kibri artıyor. İlim ve kibir birbirine tamamen zıt kavramlar. Bu duruma gelmek gerçektende büyük bir sorun.

Grafik tasarım eğitimi sadece OSYM sınav sisteminden gecip devletin veya özel kurum üniversitelerinin tekeli altında değildir. Bu sistemden geçen herkesi eğitimli, geçmeyenleri eğitimsiz diye etiketlemek cahilliktir. Bu aynı zamanda,benim gibi kendi kendini yetiştirip, eğitimi sadece üniversite öğrencilik yıllarında sınırlı kalmayıp sürekli kendine talebe olarak görerek eğitimini bir ömür devam ettirme çabasındaki kişilere karşı çok büyük küstahlık ve haksızlık yapmak olur. Dünyanın her yerinde kendini yetiştiren sanatçılara örnekler çoktur. Sinema yönetmenlerinden grafik tasarımcılara, fotoğraf sanatçılarından müzisyenlere sayısız isim vermek mümkün. Günümüzün en başarılı yönetmeni Quentin Tarantino buna çok güzel örnektir sanırım.

Faruk bey size bir soru sormak istiyorum. Ben Güzel Sanatlar Diploması almadım. Fakat 11 senedir Grafik Tasarımcı olarak çalışıyorum. Benim eğitimlimi eğitimsiz mi olduğumu nasıl anlarsınız.? Bu konuda size nasıl yardımcı olabilirim?
 

farukcagla

Grafik Öğretim Görevlisi
Kayıt
24 Şubat 2008
Mesaj
642
Tepki
23
Alaylı-mektepli grafiker tartışması kanayan bir yaradır.
Okullar iyi grafiker yetiştirmiyor çünkü okullarda iyi hoca kalmadı. Müfredat ise çok yanlış. Dolayısı ile F.Ç.nin zamanındaki mektepli kalitesi şimdilerde yok.
TGDD; lise ve üniversitedeki grafik eğitiminde yeni çözümler öneriyor.
Şu adrese girip tüzüğü ve manifestoyu okumanız lazım.
http://www.tgdd.org.tr/tgdd-hakkinda.html

Ayrıca F.Çağla mekteplileri koruyup alaylıları ezmek ve "üst perdeden" konuşmak gibi bir tavır içinde değil. Bu iddiada bulunanlar iftira atmaktadır. Üniversitelerdeki grafik eğitiminin berbat olduğuna dair, F.Çağla şunları yazmıştır;
http://ogrenci.farukcagla.com/01-giris-yazisi/bir-yuksek-grafikerlik-masali.html
http://ogrenci.farukcagla.com/01-giris-yazisi/meslek-yuksek-okullarinda-grafik-hocasiyuksek-lisansli-mi-yuksek-tecrubeli-mi-olmali.html

F.Çağla'nın bu sitedeki tüm yazıları arattırılmalı ve okunmalı, ondan sonra F.Çağla'ya sataşma veya eleştiri yapılmalıdır. Ayrıca asla kaynak gösterilmeden ve yazıdan alıntı yapılmadan konuşulmamalıdır. Böyle bir yazışma tarzı bilimsel olmaz. Kanıt ve ispat olmadan yapılan her suçlama ve itham, iftira olarak kalmaya mahkumdur.

F.Çağla grafikerleri diplomalı-diplomasız diye ikiye ayırmaz. Bu konuda kompleksi olanlar iyice okusun; F.Çağla grafikerleri tasarım bilen grafiker ve tasarım bilmeyen grafiker diye ikiye ayırır. ÖLçü; diploma değildir, ölçü tasarım bilip bilmemektir.

Diplomalı olup da tasarım yapamayan kişinin tasarımları çöp değerindedir ve tasarım kirliliğidir diye, burada defalarca yazan F.Çağla böyle saçma ithamlar yapanları ancak F.Çağla'ya sataşarak meşhur olma çabaları olarak görmektedir.

F.Çağla; "nasıl ki Tıpta uzmanlık Sınavı (TUS) var, Grafikerlikte Uzmanlık Sınavı (GUS) olmalı ve buna F.Çağla bile girmelidir, diplomalı, diplomasız grafiker kim grafikerim diyorsa girmelidir", diye defalarca bu sitede yazmıştır. Hatta M.Vehbi Nebioğulları adlı bu sitenin üyesi "hocam ben alaylıyım ve bu sınavdan korkmuyorum, ilk ben girerim" demiştir.

BU sitede F.Çağla ile birçok kişi, " "Dersaneler Grafik Tasarım Kursları" adı altında program kursu veriyor, madem öyle, bu kursları adı "Grafik Tasarım PROGRAMLARI Kursları" olmalıdır" demiştir, hatta bu konuda "kampanya yapalım afiş yarışması yapalım" denilmiştir.

Buna bu sitenin sahibi Ömer YILDIZ tanıktır. Hukukta iki şey önemlidir; biri belge, diğeri tanıktır. Faruk Çağla size bu iki şeyi burada sunuyor.

Şimdi gelelim soruya; soru şudur;
"Faruk bey size bir soru sormak istiyorum. Ben Güzel Sanatlar Diploması almadım. Fakat 11 senedir Grafik Tasarımcı olarak çalışıyorum. Benim eğitimlimi eğitimsiz mi olduğumu nasıl anlarsınız.? Bu konuda size nasıl yardımcı olabilirim?"

Bir kere önce şuna karar verelim; soru soran kişi, cevap beklediği kişiden bilgi ya da yardım istiyor demektir. Hem soru sorup hem de "size nasıl yardımcı olabilirim" demek işte bu; asıl "üst perdeden yaklaşmak" demektir.

Benim eğitimli mi eğitimsiz mi olduğumu nasıl anlarsınız? deyip bu konuda size nasıl yardımcı olabilirim? demek, normal tartışma kuralları dahilinde görülmeyecek bir tutumdur.

Burada yardım isteyen Faruk Çağla değildir. Yardımcı olunacak kişi de F.Çağla değildir. Önce üslup ve tarz konusunda anlaşalım sonra soruya geçelim;

Konumuz Grafikerin eğitimli veya eğitimsiz olduğuna kimin karar vereceği hususu ise, yine F.Ç. ile tartışmayı ve ona sataşmayı çok seven ve yenildikçe güreşe doymayan pehlivangibi yeniden sataşan bir üyeye F.Ç.nin dediği gibi "Aynası (ainesi) iştir kişinin lafa bakılmaz" sözünden hareketle bir grafikerin eğitimli veya eğitimsiz olması yaptığı tasarımlar ile ölçülmelidir.

Eğitimin değerini biçecek kurumun başında elbette DEVLET gelmektedir.DEVLET'in izniyle açılmış okullar da DİPLOMA vermektedir. Bu DİPLOMA öğrencinin TASARIMCI olarak mezun olduğunu GARANTİLEMEKTEDİR. Ama diploma sahibi olup da tasarım bilmeyen grafikerlerin olduğu da acı bir gerçektir. O halde kusur DEVLETİN EĞİTİM SİSTEMİNDEDİR.

Bu kusuru kapatmak için DERSANELER açılmış ve TASARIMCI yetiştirdiğini İDDİA ETMEKTEDİRLER ve DEVLET DE BUNA GÖZ YUMMAKTADIR.

Ama ne hikmetse gerek üniversiteler gerekse dersaneler TASARIM BİLEN GRAFİKER YETİŞTİREMEMEKTEDİR.

Bir GRAFİK TASARIMCININ KALİTESİNİ, NİTELİĞİNİ, TASARIMCI DEĞERİNİ KİM ÖLÇECEKTİR?

Konuyu uzatmanın anlamı yok, burada F.Ç. defalarca yazdı; askeri asker,polisi polis eğitir. Doktoru doktor, grafikeri de grafiker eğitir.
HUKUK ve MAHKEMELER bu YETKİYİ meslek birliklerine ve derneklere veriyor.

Bir grafikerin değerini, kaç lira ücret alması gerektiğini, yaptığı tasarımın değerli olup olmadığı DERNEKLERE soruyor. Ben iki binlira verdim, grafiker bin liralık kalitede iş yaptı diye mahkemeye baş vuran birine mahkeme UZMAN GRAFİKER BİLİRKİŞİ tayin ediyor. İki benzer logonun hangisinin asıl, hangisinin taklit olduğuna yine bu bilirkişi raporları vasıtasıyla karar veriliyor.

Sorunun cevabı; ÖRGÜTLÜ GRAFİKER YAPILANMASINDA yatıyor. Doktorun kalitelisini Tabip odası, Mimarın Kalitelisini, Mimarlar Odası, Grafikerin iyi tasarım yapanını da Grafiker Odası belirler... Demek ki Grafiker Grafikeri denetler. Neden? Çünkü Grafik Hocalarını YÖK denetleyemiyor ve diplomanın önemi YOK. Dersanelerde de PROGRAM EĞİTİMİ VAR; TASARIM EĞİTİMİ YOK...
O halde? Çözüm Dernekte... Çözüm TGDD'de.
Şimdi F.Çağla soruyor; buraya kadar yazılanları anladınız mı? Anlamadıysanız size başka nasıl yardımcı olayım?

 

AcquA

Üye
Kayıt
7 Aralık 2011
Mesaj
39
Tepki
1
Konumuz Grafikerin eğitimli veya eğitimsiz olduğuna kimin karar vereceği hususu ise, yine F.Ç. ile tartışmayı ve ona sataşmayı çok seven ve yenildikçe güreşe doymayan pehlivangibi yeniden sataşan bir üyeye F.Ç.nin dediği gibi "Aynası (ainesi) iştir kişinin lafa bakılmaz" sözünden hareketle bir grafikerin eğitimli veya eğitimsiz olması yaptığı tasarımlar ile ölçülmelidir.

Şurada ufak bana dokundurmuşsunuz :)

Hoşgeldiniz aramıza tekrardan uzun süredir yazılarınızı okuyamıyorduk. Bu süre zarfında üslubunuzu düzeltmenizi beklerdim fakat yine bir şey değişmemiş.

Yukarıda ki yazınızı okurken şöyle bir şey dikkatimi çekti, paylaşmak isterim.

Narsist nedir?

Narsist kelimesi, narsistik kişilik bozukluğu olan kişileri nitelemeye yarayan sıfat olarak kullanılmaktadır. Halk arasında kendini beğenmiş kişilere kullanılan terim olarakta bilinmektedir
Narsist kişiler her zaman, tüm ilgiyi kendi üzerlerine çekmeye çalışırlar, sürekli her konuda kendi laflarının geçmesini isterler. Narsist kişilerin her zaman amacı en mükemmele ulaşmak, toplumda parmakla gösterilen nadide insanlardan olmaktır. Narsistler kendilerini her zaman büyük bir özveriyle en ufak ayrıntısına kadar mükemmele ulaştırmak için çalışır. Bu şekilde sadece ilgiyi kendi üzerinde toplayan narsistler başka insanları görmezler, onların haklarına saygılı olmazlar. Kısaca iş birliği gerektiren işlerden her zaman kaçınırlar. İş birliği yapamazlar.

Narsistler başkalarının hak ve gereksinimlerini göz önüne almadan kendilerini öne çıkarmaya ve her şeyi istedikleri gibi yönlendirmek için baskalarından yararlanmaya çalışırlar. Gerçek dışı güç, para, başarı, güzellik ya da ideal aşk fantazileri geliştirirler. Hiç bir zaman doymazlar. Bunun sonucunda kendine önem verme duygusunun yerini depresyon ve değersizlik duyguları alır. Çünkü sergiledikleri bu üstünlük tavırları derin bir güvensizliği gizler.

Narsistlerin özellikleri nelerdir?


Egoist insanlardır. Dünyada sadece kendilerinin olduklarına inanırlar.
2- Kendilerini başkalarının yerine koyamazlar. Empati yapma özelliğine sahip değillerdir.
3- Şöhret, para ve toplumda üst düzey bir yerde olma gibi hayalleri vardır.
4- Başarılı insanlara karşı kin beslemek ve nefret duymak.
5- Eleştiriye açık olmama durumu.
6- Eksiksiz yaratıldığını, mükemmel olduğunu düşünmesi.

(Çok özelliği var bazılarını yazıyorum sadece)

Artı olarak;

Megaloman

Kendini beğenmiş, kendini herşeyden büyük gören, sürekli kendisini övme gibi belirtileri olan bir hastalıktır. Yani Megaloman bir kişide kendini beğenme, kendini herşeyden büyük görme, sürekli kendisini övme gibi belirtiler görülür

Megaloman kişi gösterdiği tavırlar karşısında çevresinde dost, arkadaş olarak kimseyi bulamazlar. Megalomanlar her alanda görülebilir.

Yukarıda yazanlar herhalde yeterince açıklayıcı olmuştur, lakin kendinizden sürekli "F.Çağla, F.Ç." diye bahsetmeniz bende böyle bir algı oluşturdu.

Ayriyeten, pehlivan? yenilmek? Güldürmeyin lütfen beni.

(Umarım bu yazdıklarımı da hakaret olarak algılamassınız)

Saygılarımla :)



 
Yukarı Alt