" Mac " ile 2008 Böyle Geçti

Abdullah Şahin

Altın Üye
Altın Üye
Kayıt
3 Nisan 2008
Mesaj
2.632
Tepki
89
Tekstil Grafik Kursu

Ocak: 2008 yılına, İmece’nin kırdığı Türkçe Leopar rekoruyla giriş yaptık. Macworld öncesi Mac Pro güncellenirken, ilk iPhone virüsü teşrif buyurdular. QuickTime yine bir güvenlik açığıyla gündeme geldi ve uzmanlar tarafından yüklenmemesi önerilecek kadar düştü. Macworld 2008 ise artık gelenekselleştiği üzere, tam bir fiyaskoydu. MacBook Air isimli, ne idüğü belirsiz dizüstü tanıtılınca, şoke olduk. Sunumdan sonra da soygunun yeni adının iPod touch olduğunu öğrendik. Aklı başında kullanıcılar, soygun duyurusunun ardından derhal imza kampanyası başlattılar. Mac Dünyası’nda yayımlanan MacBook Air gerçekleri 1 ve 2 başlıklı yazılar, fanatikleri fena hâlde kızdırdı. Ay sonuna doğru Macworld fiyaskosunun Jobs’a maliyetinin 220 milyon doları bulduğu ortaya çıktı. Tam o sırada, Mac dünyasında yalan propaganda tam gaz sürüyordu…

Şubat: Ayın ilk günlerinde, kobay kullanıcılar MacBook Air’lerine kavuştular. Birkaç gün sonra yayımlanan QuickTime 7.4.1′in düşündürdükleri enteresandı. Basit sabah sporundan bile Macintosh üzerine düşünceler üretilebildiğini gördük. Apple Mac OS X 10.5.2‘yi bu ay içinde yayımladı ve sorunlar hemen ortaya çıktı. DVD John, tekelci Jobs’u kızdıracak hamlesiyle gündeme geldi. Penry işlemcili MacBook ve MacBook Pro’ları duyuran Apple, CD yazıcılı dizüstü satmaya devam kararı alan Apple, hepten şaşırmış durumdaydı…

Mart: Ayın ilk gününde, PayPal’ın Safari’yi güvenilir bulmadığını öğrendik. Onu Apple A.Ş.’nin çanak yalayıcılarından birine yazdırdığı al gülüm ver gülüm yazısı izledi. Steve Wozniak’ın iPhone ve MacBook Air eleştirileri dikkate değerdi. İtibarı gittikçe azalan Mac OS X’in kullanıcı şifrelerindeki güvenlik açığı, şaşırtmadı. Steve Jobs sahneyi çıkıp yine yeni şaklabanlıklar yaparak, iPhone için üçüncü parti yazılım müjdesini verdi ve dağın fare doğurduğu anlaşıldı. AirDisk sözü nihayet tutulurken, Steve Jobs yeni tekel manevrasıyla tepki çekti. Milyonlarca renk davası, uzlaşmayla sonuçlandı. Antika ve Mac Pro görünümlü Mac mini’ler, bir MacBook Air kullanıcısının havaalanı çilesi ve iki dakikada hack ayın ilginç ayrıntılarıydı.

Nisan: Geçen ay kapanan milyonlarca renk konusu, bu ayın ilk gününde yeniden açıldı. Apple’nin tutarsız politikaları yüzünden, Photoshop CS4′ün 64-bit olmayacağını öğrendik. İşgüzar Apple yönetimi, yine bir tahammülsüzlüğe imza attı ve GreeNYC kampanyasının logosuna kafayı taktı. Apple Java 6 desteğini sadece Intel ve 64-bit işlemcili sistemlerle sınırlayarak, yeni bir fiyaskoya imza attı. AirDisk için resmi destek verilmemesi, kullanıcıları şaşırttı. Yıl boyunca konuşulacak olan toplama Mac üreticisi Psystar, bu ay içinde gündeme girişini yaptı. Penryn dizüstülerdeki görüntü sorunları sürerken, geri adım beklenen Safari konusunda Apple tarafından yeni bir yüzsüzlüğe imza atıldı. Aynı son günlerinde Penryn işlemcili iMac modelleri duyuruldu. Fakat Apple’nin 3GHz kandırmacası dikkat çekiyordu…

Mayıs: Tarayıcı kullanım raporlarının açıklandığı ilk günlerde, Apple’nin tekelci politikalarının rakamlara yansıdığını gördük. MacBook Air reklamı üzerinden yapılan taşlama, enfesti. Ayın altıncı gününde, bir devrin öncüsü iMac 10 yaşına bastı. Aqua arabirimli OpenOffice 3.0, beta sürümüyle görücüye çıktı. Apple’nin Mighty Mouse ismini de çaldığı ortaya çıktı. 531MB’lik Mac OS X 10.5.3 güncellemesi yayımlandı. MacBook Air taraftarlarının 256GB hayallleri, insanı gerçekten güldürüyordu. Mac Dünyası’nda ayın yazısı ise şüphesiz Morzilla nereye koşuyor? idi…

Haziran:
Microsoft’un Safari hakkında yaptığı güvenlik uyarısı, tarihe geçecek nitelikteydi. WWDC 2008′in Macworld gibi elektronik zımbırtı fuarı olacağı zaten tahmin ediliyordu ama mağazalarda ortaya çıkan esrarengiz kutular, hepten cıvıklıktı. WWDC’nin hemen öncesinde gelen, Apple’nin geliştiricilere iPhone yazılımlarını ücretsiz yapmamaları yönündeki tavsiyesi, mide bulandırıcıydı. WWDC 2008 ve sunumu, tam da beklendiği gibi fiyaskoyla sonuçlandı. Jobs hazretleri, Macintosh geliştiricilerinin toplandığı fuarda, 60 dakika boyunca iPhone sunumu yaptı. Sonra da Apple tarihinin en büyük fiyaskolarından biri olan Leopar fiyaskosunun resmi ilanı olan Snow Leopard’ı tanıttı ve hep beraber PowerPC’nin ruhuna fatiha dedik. .Mac ise ismi MobileMe olarak değiştirilerek, yine aynı fahiş fiyatla satışa sunuldu. Bacanağına 199 dolara iPhone almak isteyenlerin kulağı, Mac Dünyası’nda çınlatıldı. Apple’nin beceriksizliği yüzünden, Mozilla geliştiricileri Firefox 3 RC3‘ü yayımlamak zorunda kaldılar. Steve Jobs yine hastalık söylentileriyle gündemdeydi. Özgür tarayıcı Firefox 3, rekor kırarak internet dünyasına giriş yaptı ve efsane oyun Diablo’nun üçüncüsünün geliştirildiği duyuruldu…

Temmuz:
Ayın ilk günü, bir türlü dikiş tutmayan Leopar için yayımlanan Mac OS X 10.5.4′ün çıkışına denk geldi. Fakat kritik bir açık yamanmadığından, 10.5.4 havada kaldı. Ki İmece, birkaç gün sonra 10.5.3′ün Türkçesini yayımlayarak, hepimizi dumura uğrattı. yine Steve Jobs hakkındaki yolsuzluk iddiaları yine gündemdeydi. Segway’ın yöneticilerinden Douglas Field Apple saflarına katılınca, iğnelemek farz oldu. iPod touch 2.0′ı yayımlayan Apple, “soyguna aynen devam” demiş oldu. Göstermelik MacBook Air indirimine, gülüp geçtik. Apple, toplama Mac üreticisi Psystar’a dava açmaya karar verdi. MobileMe fiyaskosu, tıpkı bir kartopu gibi giderek büyüdü. Öğrendik ki, Steve Jobs biraz fazla uçuyor…

Ağustos: Aya, güvenlik uzmanlarının Apple’ye yönelttiği “açıkları aheste yamama” eleştirisiyle girdik. Eleştirilerin ardından, Apple söz konusu açığı yamadı. Fakat doğal olarak, yine beceremediler. Steve Jobs beceriksizlikleri kabul ederken, MobileMe komedisi sürüyordu. Apple’nin iPhone için Türkiye’deki GSM şirketleriyle görüştüğü ortaya çıkınca, biz de ne zaman Türkçe sistemi görüşeceklerini merak etmeye başladık. Anonim şirkete hizmet siteleri, iPhone ile ilgili yayımladıkları yalan haberle, bir kez daha küçüldüler. Psystar, Apple’ye karşı davayla yanıt verdi. Bu arada, yalan iPhone reklamlarıyla tüketicilerin aldatan Apple’nin mumu ancak İngiltere’ye kadar yanabildi…

Eylül: Google’nin internet tarayıcısı Chrome, ay başında gündeme bomba gibi düştü. Mac platformu için Camino gibi bir Chrome geleceğini duyunca, sevindik. MobileMe kullanıcılarına yönelik sahtekârlık girişimleri can sıkıyordu. 9 Eylül’deki etkinlikte, Steve Jobs yeni iPod modellerini tanıttı. Hemen ardından ilginç bir iPod nano itirafında bulundu. Apple yayımladığı iTunes 8 ile tekelciliğin Nirvana seviyesine ulaşmayı başardı. QuickTime yine bir güvenlik açığıyla gündeme geldi, şaşırmadık. Bir iPod kullanıcısının başından geçenler, katmerli iPod touch soygununu belgeliyordu. Dak demeden golü yiyen bir firma olan Apple, yine kendisinden söz ettirmeyi başardı. iPhone satışa çıktı ve İngilizce bir telefon Türk halkına ittirildi…

Ekim: Mac Pro’dan çıkan zehirli dumanlar, kullanıcıları korkuttu. Steve Jobs hakkındaki söylenti, Apple A.Ş.’ye kalp krizi geçirtti. Apple, “Dock”un patentini sonunda almayı başardı. Güvenlik güncellemesine doyamıyorduk. MacBook Pro’larda görülen görüntü sorunlarında, Apple suçu NVIDIA’ya atarak kurtulmaya çalıştı. 14 Ekim’deki sunumla, yekpare kasalı yeni MacBook ailesi tanıtıldı. Yeni MacBook’ta FireWire yuvasının bulunmaması tepkilere neden oldu. Yeni MacBook ailesinin çıkışlarının hemen ardından yazılımsal olarak güncellenmesi, gerçek bir komediydi. Mac Dünyası 24 saatlik protestosuyla, dikkatleri üzerine çekti. Yine bir beceriksizlik örneği yaşandı ve AirPort Extreme güncellemesi geldi-gitti. Apple’nin yapamadığını Psystar yaptı ve sistemlerinde Blu-ray seçeneği sunmaya başladı…

Kasım: Genişletilmiş onarım programına itiraz eden bir PowerBook kullanıcısı, Apple aleyhine dava açtı. Apple, şaşırtıcı şekilde, 2009′a kadar yeni ürün planının olmadığını duyurdu. Safari 3.2 yayımlandı ve tarayıcı nihayet sahtekârlık önleyici güvenlik özelliklerine kavuştu. İmece Mac OS X 10.5.5′i yayımlayarak gözlerimizi yaşarttı. Ay ortasında, çarpıcı DisplayPort gerçeğiyle karşılaştık. Fakat bir hafta geçmeden, konu kapandı. Apple’nin muhteşem “pili çıkarılınca yavaşlayan dizüstü” meselesi yine gündeme geldi ve ayın son günlerinde yeni bir Mac OS X trojanıyla tanıştık…

Aralık: Simpson ailesi Mapple mağazasına gidince, tebessüm ettik. Safari yine balon raporlarla, şişiriliyordu. Google Takvim’in iCal desteği resmen duyuruldu ve Mac kullanıcıları bir dertten daha kurtuldu. Dünya dengelerini sarsan ekonomik kriz Macworld 2009′u da vurdu ve kimi firmalar, fuardan çekilme ya da stant küçültme kararı aldı. Mac OS X 10.5.6 yayımlandı fakat Mail.app’ye zarar verdiğinden, Apple bir yama yayımlamak zorunda kaldı. Microsoft Mac Messenger’e ses/video desteğinin 2009 yılında geleceğini duyurdu. Son olarak Apple, Macworld fuarından çekilme kararı aldığını ve son sunumu Philip Schiller’in yapacağını duyurdu. Ve en önemlisi, Iraklı cesur bir gazeteci, işgalci Bush’a ayakkabılarını fırlattı…



Alıntı
MacDünyası
 
Kayıt
7 Ocak 2009
Mesaj
534
Tepki
7
2008 herkes için çekişmeli bir yıl olmuş :D

Ama 2008 in en güzel anı yazının son cümlesinde yaşananlar oldu." Iraklı cesur bir gazeteci, işgalci Bush’a ayakkabılarını fırlattı…"
 
Yukarı Alt