Yılmaz ERDOĞAN Şiirleri

Şener CANÖZ

Altın Üye
Altın Üye
Uzman Üye
Kayıt
2 Nisan 2009
Mesaj
2.984
Tepki
1.587

Yılmaz Erdoğan – Ben Yandım

Hangi dilde ağlıyorsa insan
İşte ana dilidir ayrılmanın

Her sokağa şifa niyetine bir açlık
Güzereş kardaşlık bilinen en büyük uzaklık
Hep acıların kuranderinde sevgili bir yoksulluk

Kitaplann arasında dolanmış ve sahte fikirlerle
dolandırılmış donatılmış aklanmış yeşermiş
Ve gri demirli bir yatılı okulda uzun uzun
Kimsesiz kimsesiz ağlamış

Uykusunda adın çağırmış
Nöbetlerde edebiyat sohbetlerde bir yarışma kavgası
Fikirden fikire sıratlar geçilmiş

Ne murat suyu kan aksın isterim
Ne şiirinden vazgeçerim kavganın
Mesleğim göze almaktır
Kalabalığa faydanın bedelini
Öderim sağdan soldan aldığımla

Sözlerimden başka vasiyetim ve servetim yoktur.



Her beladan bir alıntıyla kurtulurdum
İlla ki adını hatırlardım lazım olanın
Bir siverek acısı aslında sevdiğim
Bir mezopotarnyalı kederi
Asur’un Ninova’nın kehaneti….

Kalbim kül oldu
Eski bir kütüphane yangınında

Ben yandım...

Kimi cüret etsem sevmeye
Kendime küçük geldim
Zayıf kaldım
He murathan esir düştüm
Sefil oldum.

Acılarım hep tavsiyedir
Çok sevdiğim bir şairden

Yok bıra yok ne etsek olmuyor’un ranza arkadaşıyım
Bilinen en uzak yatılı bölge okulundan

Ben bıraktım siz konuşun,
Yoruldum ben siz koşun.
Iskartaya ayırın beni
Bütün ayrılıklardan…..
Küsmedim kardayım yediğim dayaktan
Şimdi yalnız, şan saman kağıt kokulu günlerde
Türkçeye çeviriyorum ayrılık acısını

Beni bırakın
Ben meçhul oldum
Gizli özneyim
Vatansız cümlelerde

Ben yandım...

Kalbim kül oldu
Eski bir kütüphane yangınında...

Yılmaz Erdoğan
 
Yukarı Alt