Grafikerler Birlik Olmalı mı?

Kayıt
18 Aralık 2007
Mesaj
465
Tepki
5
@canlan

Bunu dün yazdınız...

@canlan
Bunu da bugün.

Dün sorunları çetelerle çözüyordunuz, bugün mahkemeyle...
Copy-Paste in faydaları, okuma yazma bildiğim için, herhalde böyle oluyor...
 
C

canlan

Misafir
@Burak Güzey

Güzel kardeşim, önce bir okuma-yazma ve Türkçe dilbilgisi kursu al.

Sorunları çetelerle çözmediğim, çok açık. O cümlelerde bir "istihza" vardır. Yani bıyık altından gülme, ince alay...

Sonra da böyle anlamadığın konulara maydonoz olma lütfen... Soracaksan, rahatsız etmeden, incitmeden, saldırmadan sor, yazayım. Allah Allah.
 
Kayıt
18 Aralık 2007
Mesaj
465
Tepki
5
Soru yok ki o yazıda sadece bir tespit var...
Ayrıca dilbilgisi ile ilgili yaptığım Türkçe hatası hangisidir lütfen söyler misiniz?
Saygılarımla
 

farukcagla

Grafik Öğretim Görevlisi
Kayıt
24 Şubat 2008
Mesaj
642
Tepki
23
GRAFİKERLER DAYANIŞMA DERNEĞİ MANİFESTOSU


GRAFİKERLERİN HUKUKSAL STATÜSÜ 1 YILDIR ÇEŞİTLİ ETKİLERLE SALLANTIDA KALMIŞTIR.

1 yıl önce iyi niyetli birlik olunması çabalarıyla Grafikerler Meslek Birliği düşüncesi ortaya atılmış, daha sonra yaşanan olumsuz gelişmelerle grafikerlerin bir çatı altında toplanması sallantıda kalmıştır.

BU sallantı, bu muğlaklık sona erdirilmeden Grafikerler Haklarını koruyamazlar.

Gün geçtikçe; Grafikerlerin bölünmesi, parçalanması ve ezilmesi kolay lokma olması hızlanmaktadır.

F.Çağla diyor ki;

Grafikerler Dayanışma Derneği ( veya bu isime benzer isimli bir DAYANIŞMA derneği) derhal kurulmalıdır.

Hukuksal yaptırım gücü var mıdır, yok mudur, bu tartışmalara girilmemelidir.

Grafikerlerin hepsi grafik sanatçısı değildir ve kendilerini sanat eseri sahibi olarak görmemekte, dolayısı ile sanat eseri sahipliği temeli üzerine kurulacak Meslek Birliği çatısı altında birleşmeye sıcak bakmamaktadır.

Grafikerlerin büyük bir çoğunluğu grafik zenaatçisi, grafik emekçisi ve grafik işçisidir. Ama sendikalı değillerdir.

Grafikerlerin bir kısmı ise serbest olarak ya esnaf, ya da patron olarak çalışmaktadır ve onların da meslek odası filan yoktur. Matbaacı gibi, emlakçı gibi vergi mükellefidir ama yine dayanışma içinde değillerdir.

Herkes, DERNEK dışında çözüm aramaktadır, oysa dernek çok daha kucaklayıcı, ayrılıkları giderici ve birleştirici olacaktır.

GDD’nin 30 bin üyesi olursa 300 üyeli Grafikerler Meslek Kuruluşundan çok daha etkili ve yetkili olacaktır.

Bu gün grafikerlerin en büyük sorunu haklarının yenmiş/gasp edilmiş olmasıdır. Her gün çeşitli internet forumlarda bunun şikayetlerine rastlamaktayız.

Grafikerler kendilerini ifade edememekte; birlik, beraberlik ve dayanışma içine girememektedir.

1-Kendilerini sanatçı gören grafikerlerin Fikir ve Sanat Eseri hakları gasp edilmektedir.

2-Kendilerini zenaatçi ve grafik işçisi olarak görenlerin çalışma saatleri, ücretleri ve fazla mesaileri, sigorta hakları gasp edilmektedir.

3-Kendisini hem sanatçı hem zenaatçi gören grafikerin 1 ve 2 no lu maddelerdeki hakları bazen kısmen, bazen de bir bütün olarak gasp edildiği gibi kendisini esnaf veya işadamı olarak gören vergi mükellefi olan işyeri sahibi grafiker de gerek müşterileriyle olan fiyatlandırma ve tahsilat sorunları nedeniyle, gerekse devletle olan vergi meseleleri nedeniyle hem hukuksal hem ekonomik sorunsal yaşamaktadır.

4-Meslekteki kariyer hiyerarşisi bakımından ister sanat yönetmeni, ister grafik tasarımcı, ister yardımcı grafiker ister bilgisayar operatörü olsun tüm grafik çalışanları işsizlik, düşük ücrete çalıştırılma, köle muamelesi görme, meslek onur ve haysiyetine aykırı olarak sadece istenileni yapma gibi çağdaş olmayan baskı ve tehditlerle maddi ve manevi haklarının gasp ve tecavüzü ile karşı karşıyadır.

5- İster sanatçı, ister zenaatçi, isterse esnaf olsun tüm grafikerlerin her türlü sanat ve fikir hakkı, çalışma ve sosyal güvenlik hakkı, serbest çalışma ve ticaret hakkı, fikir ve sanat adamı olarak vergi indirimi hakkı, mesleki eğitim ve gelişim hakkı, KISACA HER TÜRLÜ maddi ve manevi hakları ayaklar altındadır.

Tüm Grafikerlerin acilen HUKUK DESTEĞİNE ve YARDIMINA ihtiyacı vardır.

6-Grafikerler meslek ilke ve sınırlarını YASALAR İLE TESPİT EDİP, bu ilke ve sınırları HUKUK YOLUYLA KORUMAK zorundadırlar.

Bunu hem dışarıdaki hak ihlal edicilere karşı, hem de içlerindeki mesleği bozan meslektaşlarına karşı yapmak zorundadırlar. Yoksa grafikerlik mesleği yerlerde sürünmekten kurtulamaz.

7-Önceleri Meslek Birliğinin ateşli savunucuları olup bu birliğin garantörüyüm diyenler şimdi bu cahil grafikerlerle ya işçi sendikasına girilir ya da meslek esnaf odası kurulur demektedirler. Meslek Odası veya Sendikayı şimdi savunur hale gelmiş olan bu kişiler, grafikerler sanatçı değil, onlarla Meslek Birliği kurulmaz, DERNEK örgütlenmesini ise hiç ağzınıza almayın, hiçbir işe yaramaz demektedirler.

8-Oysa F.Çağla’ya göre en kolay, en esnek ve en kucaklayıcı örgütlenme biçimi DERNEK olarak görünmektedir ve dikkat edilirse grafikerlerin ezilmesine karşı olan bir çok üye de DERNEKTEN BAŞLANMALI ve AVUKAT DESTEĞİ alınmalıdır demektedir.

9- Faruk Çağla diyor ki; Avukatı bulan bu derneği kurar. Dernek kurulunca da MAĞDUR EDİLEN binlerce grafiker buraya katılır.

10-BU konuda avukatımız ve ekibinin Dernek kuruluş çalışmalarında ve Mağdur grafikerlerin haklarının savunulması konusunda verecekleri HUKUKİ desteğe grafikerlerin ekmek-su-hava gibi ihtiyaçları vardır.

F.Çağla
Görsel İletişim Tasarımcısı
Haziran 2009
-------------------------



--------------------------

Levent Elpen ile aramızdaki Meslek Birliği TARTIŞMASINI TEK TARAFLI OLARAK bitiriyorum. Çok istediği ve BABASI olduğunu savunduğu Meslek Birliğini ona bırakıyorum..
https://www.grafikerler.org/grafiker-ve-egitim/13311-grafik-tasarimci-icin-diploma-belge-sertifika-4.html#post76797

linkine gidiniz. Okuyunuz…

Benim işim üzüm yemektir. Bundan sonra amacım DERNEK KURMAKTIR. Bu amacı destekleyenleri , manifestoda yazılanlara katılanları bekliyorum.

Sayın Ömer Yıldız'ın ve grafikerler.org'un bazı değerli üyelerinin bu oluşuma başından beri verdikleri desteğe TÜM EZİLEN GRAFİKERLER adına teşekkür ediyorum.

Bu uğurda benimle beraber katlandıkları sıkıntılar için minnet hislerimi beyan ediyorum.

Kendilerinden bu konunun başlığını GRAFİKERLER BİR ÇATI ALTINDA BİRLEŞMELİ Mİ? (GRAFİKERLER BİRLİK OLMALI MI?) şeklinde değiştirmelerini rica ediyorum.

Böyle bir değişikliğin YENİ BİR SAYFA AÇMAK anlamına geleceğini, ANLAMSIZ ve SONUÇSUZ sürtüşmelere son vereceğini düşünüyorum.

Bunun DAHA DEMOKRATİK OLDUĞUNU, isteyenin SENDİKA, isteyenin MESLEK BİRLİĞİ isteyenin MESLEK ODASI, isteyenin DERNEK kurabileceğini, bunun da ÇOK SESLİLİK olduğunu, ileri de daha güçlü GRAFİKERLER MESLEK FEDERASYONUNA DOĞRU ilerlemenin yapı taşlarını oluşturacağını, Dernek ve Federasyon fikrinin de ilk kez bu sitede tarafımdan telaffuz edildiğinin de kaydını düşerek,
“grafikerler kesinlikle birleşmelidir, bu ezilmeye son verilmelidir” diyen…
başta;
Ömer Yıldız, Melih Yongacı, Ali Tekin Çam, Emine Şahin, Arzu Uluırmak, İsmail Ev, Burak Güzey olmak üzere ve daha ismini anamadığım için beni bağışlamalarını rica ettiğim bir çok aydın, uyanık ve haktan yana olan grafiker kardeşlerim ve dostlarıma teşekkür eder ve katkılarının, desteklerinin devamını dilerim.

Hatta ; Meslek Birliği konusunda bazen doğru bazen yanlış mücadele veren, bu düşünceyi ortaya atıp grafikerleri ve elbette beni de heyecanlandıran, şimdi de açtığı ve açacağı davalar ile heyecanımı hep yüksek tutan, üslubunu veya kişiliğini beğenelim veya beğenmeyelim mücadeleci ve inatçı yapısıyla hep gündemde kalmak için çaba sarf eden Levent Elpen'e de huzurlarınızda teşekkür ederim.

O olmasaydı onun YANLIŞ DEDİĞİ DERNEK FİKRİNİN DOĞRU olduğunu keşfedemezdim.

Kendisinin HUKUK veya GUGUK tartışmaları da benim “Avukatsızlıktan çektik ne çektiysek” dememe ve beni “AVUKATSIZ dernek olmaz fikrine sevk etmiştir...

Kendisiyle olan hukuk mücadelem mahkemelerde sürecektir.

Ama grafikerlerin hak ve hukuk mücadelesi Levent Elpen ile Faruk Çağla mücadelesi değildir.

Bunu böyle anlayıp böyle anlatmak isteyenler çok ama çok büyük bir yanlışın içindedir.

Büyük davalar kişilerin ömürleriyle ölçülemeyecek kadar büyüktür ve iddia ediyorum ki, 35 yıllık meslek hayatımda ve gezdiğim yaşadığım 5 yabancı ülkede gördüğüm kadarıyla GRAFİKERLİK MESLEĞİ SADECE TÜRKİYE'de bu KADAR UCUZ, SAHİPSİZ ve İÇLER ACISI BİR DURUMDADIR.

BUNA SON VERMEK, DAHA İYİ ŞARTLARA KAVUŞMAK ELİNİZDEDİR.

SİZ ne kadar GÜÇSÜZ OLURSANIZ OLUN MOUSUNUZ, KLAVYENİZ, MONİTÖRÜNÜZ ve İNTERNETİNİZ VARDIR. Bunları kullanmayı bilmeyenler SİZDEN GÜÇSÜZDÜR !

Bu gün size İNTERNETTEN ULAŞIYORUM !.

Siz Grafikçisiniz, iletişimcisiniz. Atatürk ve mübarek arkadaşları İstiklal Savaşını TELGRAFLA kazanmışlardır. TELGRAF; nokta ve çizgiden oluşan MORS alfabesidir ve CHAT gibi , MSN Messenger gibi, SKYPE gibi anında İLETİŞİM demektir.

DİJİTAL teknoloji olan COMPUTER ve İNTERNETE de DİJİTAL (SAYISAL) denmesinin sebebi de sıfır (0) ve bir (1) sayılarının değişik bileşenler halinde dizilmesidir. Yani (00=A harfi, 01=B harfi 110= L harfi ve yine00=A harfi ise bunları sayısal olarak karşı merkeze
00 01 110 00 şeklinde yollayıp da ABLA sözünü yazan teknoloji DİJİTAL TEKNOLOJİdir.

Yani Atatürk, eskiden bu günün CHAT TEKNOLOJISI olan MORS alfabesi ile telgraf metodu ile MODERN HABERLEŞMEYİ kullanıştır. O zamanki OSMANLI DEVLETİNDE iyi olan şeylerden biri de bu telgraf ağlarıydı.

Sizin de elinizde İNTERNET AĞI VAR ve GÜÇLÜSÜNÜZ !

GRAFİKERLER!
SİZ, BU İLETİŞİM GÜCÜNÜZÜN FARKINA VARIN.

AFİŞ YAPAN, BROŞÜR YAPAN SİZSİNİZ, WEB SAYFASI YAPAN SİZSİNİZ, BANNER YAPAN, TABELA YAPAN, FOTOĞRAF ÇEKEN, YAZI YAZAN, FİKRİ ve DÜŞÜNCEYİ İLETEN SİZSİNİZ.

BU GÜCÜ KULLANIN. !!! YOKSA SİZİ KULLANIYORLAR.

BU MANİFESTOYU HERYERE, HERKESE YOLLAYIN.
Gücünüzü birleştirin. Tek çomak çabuk kırılır, unutmayın.

Haksızlığa karşı destek veren buraya yazsın.
Saygılarımla.

Faruk Çağla
grafikerler.org
 
C

canlan

Misafir
unknown illustrator arkadaşım, o çok doğru yerde, merak etme!

Şimdi yerini buldu, GMB'ni kendi eliyle gömdü, toprağa verdi. Artık hepimiz HUZUR içinde uyuyabiliriz.

Öteki konuda da açıkladığım gibi, Allah, bizi, yani grafik tasarımcıyı, büyük bir problemden kurtardı. GMB BİTTİ, TARİH OLDU!

BUGÜN GRAFİK TASARIMCILARIN FİKİR VE SANAT BAYRAMIDIR, KUTLU OLSUN!
 

farukcagla

Grafik Öğretim Görevlisi
Kayıt
24 Şubat 2008
Mesaj
642
Tepki
23
@canlan


Elpen;
Grafik Tasarımcıymış, öyle diyor;
"Allah, bizi, yani grafik tasarımcıyı," cümlesinden kendisinin grafik tasarımcısı olduğunu ima ediyor.

Herhalde o tasarımlardan bir kaç tanesini bize göstermek lütfunda bulunur. Bir tanesini gördük. G-graf'ın logosu.

Ben bu logodan başka grafik tasarımını görmedim ama "hakaret ve tehdit tasarımlarını" gördüm. Bunları iyi tasarladığını itiraf etmeliyim.
 
C

canlan

Misafir
@farukcagla

Sen kimsin de sana ne sıfatla göstereceğim?

alitekinçam taktikleri, geçti artık...

Benim yaptığım logoyu ne sıfatla aşağılayabiliyorsun?

Dominik Cumhuriyeti'nde "Trojan" logosu vardı da biz mi içtik?

Şimdi bunun ardından bir ton maddeler halinde manifesto gelecek, sıkı durun. Usta-çırak, icazet, sertifika, TSE belgesi, yağacak.

"Hakaret ve tehdit tasarımlarımdan" bahsetmek de hakaret ve tehdittir. Hukuku "guguk" olarak algılarsan, bu sonuca varırsın.
 

İsmail Ev

Altın Üye
Altın Üye
Kayıt
29 Temmuz 2008
Mesaj
84
Tepki
1
İnsanların emeklerinin birileri tarafından zayi edilmesinin önüne geçilmesi için; hakkı zayi olanların en cesur ve aktif olanlarından birkaç tanesi önce biraraya gelmeli idi. Enine boyuna (samimice) iyice ön araştırma ve hazırlık yapıp, taslak halinde projenin mustariplere sunularak desteği istenmeliydi.
Daha önce de başka bir platformda da belirttiğim gibi bu tür işler belli bir aşamaya kadar ifşa edilmeden yürütülmelidir. Çünkü dünya tarihinde çokça örneğini göreceğimiz gibi, yararlı işlerin, birilerinin menfaatine ters düşeceğinden engelleyicisi çok olur.
Her ne amaçla olursa olsun insanlara yararlı olacak bir işi engelleyen, çoğunluğun nefret ve bedduasını almaktadır. Bu ise hem engelleyenin zararına olmaktadır, hem de hakkı zayi edilen sessiz çoğunluğun zararına olmaktadır. Peki bu olaydan kim kârlı çıkmaktadır?
Savında haklı olmak, toplum içinde fitne ve bozgun çıkarma sorumluluğundan kimseyi azade etmez. Toplum huzur ve mutluluğu için bazen katı kurallar bile ilga edilebilmelidir.
Dün Sinop'ta idim. Bir çok kişinin garipseyeceği bir olay var orada.
Trafik kazalarına sebep oluyor diye tüm trafik ışıkları kaldırılmış. Şehirde bir tane bile trafik ışığı göremedim. Aldığım bilgiye göre trafik ışıkları kaldırıldıktan sonra trafik kazaları sona ermiş.
Bu örneği anlattım çünkü benim için de doğru olan davranış, benim veya bir başkasının belgelere dayalı haklılığı değil; yapılacak işte çoğunluğun yararı esastır.
İnsanların faydalanacağı bir iş elbette yapılmalıdır.
 

farukcagla

Grafik Öğretim Görevlisi
Kayıt
24 Şubat 2008
Mesaj
642
Tepki
23
@canlan

Anlaşılan o ki güreşe doymuyorsun, "Bir tanesini gördük. G-graf'ın logosu." ifadesinde nerede aşağılama var?

Tut ki, bu sitede yüzlerce kişi yaptığı logoyu gösteriyor, birileri güzel olmuş eline ağlık diyor, bazıları da logoyu katletmişsin, berbat diyor. Beğenmeyenler için hemen aşağılama ve hakaret davası TEHDİTİ ve ŞANTAJI gelmiyor ELPEN!!!

Senin dokunulmazlığın mı var? Senin her yaptığını herkes beğenmek zorunda mı?
Sen eleştirilmeyeceksin, her dediğine tapılacak, bunu mu istiyorsun?
Sana soru sorulmayacak, soran yargılanacak !

Hukukçuların efendisi ve Tüzüklerin efendisi olmayı bırakıp da Tasarımcıların efendisi olmak istiyorsan söyle de bilelim, yanına destursuz girmeyelim.

"Hakaret ve tehdit tasarımlarımdan" bahsetmek de hakaret ve tehdittir. diyorsun. Buna mahkeme karar verir, sen değil.

Verdiğin suç duyurularından kaçta kaçı kabul edildi bunu unutma.

İkide bir yasal hakkı kullanma bahanesiyle yaptığın "dava açarım haa" tehditlerini bırak, alışık olduğun üzere dava dilekçelerini ver, neyin hakaret olduğuna önce savcılar, sonra hakimler karar versin.

Elbet bir gün kamuoyunda kimin ne olduğu belli olacak.

GMB'yi gömmek için "Grafikerler Meslek Birliği kurulamazzzzzzz" diyen sensin, benim için "GMB'ni kendi eliyle gömdü, toprağa verdi." diyen de sensin.

Şimdi elinde GMB oyuncağı kalmadı, GDD oyuncağına sarkma... Git benim dediğin ve toprağa gömülmesinden hoşlandığın oyuncağınla oyna... Başkasının elindekine sulanma. Çalışma saatleri şöyle olursa böyle olur falan deyip yardım etme bahanesiyle sokulma.

Bu yazdıklarımızı da sakla, çocukların büyüyünce okurlar. Gururla mı gösterirsin yoksa okumasınlar diye siler misin, bilmem artık.

Hadi başka kapıya, ya da çok sevdiğin mahkemeye... Onlarca davadan belki birini tutturursun... Hadi... yallah!
 
Yukarı Alt